“Yaşlılara Göre Değil Bu Ülke…” Yaşlıların Yaşamını Etkileyen Beş Yaygın Stereotip(*)(**)

 “Yaşlılara göre değil bu ülke…” William Butler Yeats’in “Bizans’a Açılır Yelkenler”(1) adlı şiirinin ilk dizesidir.

Şiir, 1928 yılında yazılmış olmasına rağmen Coen Kardeşler söz konusu dizeyi 2007 yılında film başlığı olarak kullandıkları zaman ün kazandı. Şiir, gençlerin yok olan ülkesine yönelik olarak ortaya çıkan kederin tutkulu bir ifadesidir. Dahası, geçmişin bilgeliğine yönelik ergenlerin kayıtsızlığı ve saygısızlığı üzerine bir ağıttır. Yeats, A Vision adlı kitabında şu ifadeyi kullanır: “Erken Bizans’ta, belki de kayıtlı tarihten önce ya da sonra görülmemiş biçimde; dini, estetik ve pratik yaşamın bir bütün olduğunu düşünüyorum, mimar ve zanaatkarlar …kalabalık çoğunluğa ve azınlığa benzer şekilde seslenirdi. ” (2)

21. yüzyılda insanlar her zamankinden daha uzun yaşıyorlar. Demografik geçiş teorisi, Avrupa nüfusunu olgunluk aşamasına getiren nüfusun yaşlanması sürecini, genel nüfusun ortalamayaşındaki artış olarak tanımlar. Bu süreç, gelişmiş dünyadaki doğurganlık oranlarında (15-49 yaşlarındaki bir kadının çocuk doğurma yıllarında sahip olacağı ortalama çocuk sayısı) meydana gelen sürekli bir düşüşün sonucudur. Oranlar, Singapur (0.83) ve Makao (0.95) gibi ülkelerde 1.0’ın altına düşerek tarihsel bir alt sınıra gerilemiştir. Hırvatistan da giderek azalan bir doğurganlık oranına sahip: 2017 yılında dünyanın en düşük oranlarından biri olan doğurabilen kadın başına 1,4 çocuk seviyesindeydi.

Nüfus piramidinin karşı tarafında, yaşam süresi beklentimiz yükselir. Bütün bunlar, kapsayıcı ekonomik, sosyal, politik ve sağlık sonuçlarıyla, yaşlıların sayısının eşi görülmemiş bir biçimde artışıyla sonuçlanmaktadır. 2050 yılında, 60 yaş ve üstü 2,1 milyardan fazla insan olacak. (3) 80 yaşında veya daha büyük olan “yaşlının da yaşlısı” kişi sayısı daha da hızlı büyüyor ve büyümenin çoğunun gelişmekte olan ülkelerde olması bekleniyor. (4)

Avrupa bölgesi, 1970’lerin sonlarında ikinci demografik geçişe başlayan ilk bölgedir. 2050 yılına kadar dünya genelinde bu yaş grubunda 434 milyon insan olacak. (4) Oxford Nüfus Yaşlanması Enstitüsü (5), Avrupa’da nüfus yaşlanmasının önemli ölçüde yavaşlayacağını ve özellikle 21. yüzyılın ikinci yarısında beşinci aşamaya ulaşacağı için (düşük doğum oranı ve düşük ölüm oranı) Asya’yı önemli ölçüde etkileyeceğini öne sürse de küresel kronolojik yaşlanma yadsınamaz. (6)

Yaşlanan toplumlar artık ilginç bir olgu değil, kaçınılmaz bir gerçekliktir. Tarihsel olarak bazı kültürlerde yaşlı insanlar genellikle topluma yük olarak görülüyordu. Japon mitolojik geleneklerine göre, bir kişi 70 yaşına geldiğinde, donma ve açlık nedeniyle ölmek amacıyla karlı dağlara seyahat etmelidir. Ubasute olarak bilinen pratik, 1983 yılında Cannes Film Festivali’nde Palmed’Or ödülünü kazanan ShoehiImmamura’nın yönettiği TheBallad of Narayama(7) filminde tasvir edilmiştir.

Bununla birlikte, yaşlıların algılanması kültürler arasında olduğu gibi kırsal ve kentsel toplumlar arasında da farklılık göstermektedir.Hırvat kırsal topluluklarında, yaşlılık; bilgelik, olgunluk ve sosyal statü ile ilişkiliydi ve yaşlı bireye yönelik ihtimamın niteliği, bireyin “ahlak ve nezaket” veya “sadakat ve huysuzluk, bencillik ve hayatın modernleşmesine karşı inatçı direniş” hakkındaki genel görüşlerine bağlıydı. (8) Bu tür tutumlar “toplum ve aile içindeki statüleri dedâhil olmak üzere, genel olarak yaşlılığa ve ölüme olan duyarlılıklarına işaret eden sıradan insanlar ve yaşlıların kendisi tarafından güçlü bir şekilde ifade edilmiştir.” (8)

Kent toplumunun gelişimi, sanayileşme ve daha sonra sanayi sonrası toplumun ortaya çıkması, yeni değerler, normlar ve kurumsal standartlar belirlenmesiyle birlikte yaşlılara yönelik tutumları güçlü bir şekilde değiştirdi. (9) Yaşlanma tanınan bir eğilim haline geldiğinde, genel toplum ve özellikle sosyal bilimler, olumsuz görüşlerini geliştirmeye başladı. Yaş ayrımcılığı (Ageism) cinsiyetçilik, sınıfçılık, milliyetçilik ve hatta toplumsal cinsiyet önyargısı da dâhilolmak üzere her türlü önyargının içerisinde toplumsal olarak en kabul edilenidir.

Yaş ayrımcılığı, yaşlıları inatla ve ısrarla olumsuz olarak nitelendiren dil olarak tanımlanabilir. “Yaşlarına göre insanlara karşı ayrımcılığa öncülük eden stereotip ve önyargıdır. Yaş ayrımcılığı, yaşlıları topluluk içinde ötekileştirir ve dışlar ve yaşlı yetişkinlerin sağlığı üzerinde zararlı etkileri olan yaygın bir uygulama olmasının nedeni budur .”(10)

SARS-Cov-2 epidemisinin ardından, sosyal medya düşmanca yorumlar ve mesajlarla doluydu. Özellikle rahatsız edici olan, COVID-19 için korkunç bir takma ad olan “boomerremover” (moruk temizleyici) teriminin kullanılmasıydı ve bu kullanım çoğunlukla kendilerini “Gen-Z” veya “Zoomers” olarak tanımlayan gençler tarafından yayıldı. Google’da “boomerremover” araması, çoğu BabyBoomers (bebek moruk), yani 56-74 yaş grubundaki kişiler (11) arasındaki yüksek ölüm oranına işaret eden 11.400.000 sonuç içermektedir.

Kurumsal yaş ayrımcılığı, yaş stereotiplerinin ve önyargılarının resmi kurallara ve prosedürleredâhil edilmesini ve hedef belirleme ve öncelik belirleme süreçlerinde yaşlıların çıkarlarını etkilemeyi içerir. DSÖ, yaşlanma ve sağlık ile ilgili olarak “yaş ayrımcılığı içeren kavramları sonlandırmaya ve daha etik bir yaklaşımı savunmaya hazır olduğunu ve sorunlu bir sosyal ve kurumsal uygulama olarak yaş ayrımcılığını hedeflediğini” belirten çok sayıda belge, rapor ve kılavuz yayınlamıştır. Bununla birlikte, DSÖ’nün kendisi yaşlılara karşı kavramsal önyargıya bağışık değildir. (12) Bu tutumlar, toplumlarımızdaki yaşlı insanların ötekileştirilmesine yol açar ve sağlık ve refahlarını olumsuz yönde etkiler.  (10) Halkla iletişimde, medyada ve hatta ailelerimizde kullandığımız dil, çoğunlukla yaşlılar hakkında yanlış kavramlar, olumsuz tutumlar ve varsayımlarla doludur.

DSÖ, yaşlanma ve sağlık konusunda önde gelen on yanılgıyı listelemiştir (tipik yaşlı kişi yoktur; yüksek yaşta çeşitlilik rastlantısaldır; yaşlıların küçük bir kısmı bakıma muhtaçtır; yaşlanan nüfus sağlık bakım maliyetlerini artırır, ancak beklendiği kadar değil; 70 yaş henüz yeni bir 60 yaş değildir; yaşlılıkta iyi sağlık sadece hastalığın olmaması değildir; aileler gereklidir, ancak birçok yaşlı insanın ihtiyaç duyduğu bakımı sağlayamaz; daha yaşlı insanlara yapılan harcamalar bir maliyet değil, bir yatırımdır; her şey genlere bağlı değildir, zorunlu emeklilik yaşları gençler için iş yaratmaz.) (13)

Sık karşılaşılan analitik hata, yaşın sosyal refah, sağlık durumu, mesleki roller ve nüfusun genel sosyal üretkenliği ile ilişkisini değerlendirirken yalnızca kronolojik yaş ölçütlerini kullanmaktır.(14) 1950’lerin başında Frank W. Notestien daha formel bir demografik geçiş teorisi geliştirdiğinde, kamusal ve yerleşik sosyal bilimler genellikle yaşlıların ekonomik büyüme ve sosyal denge üzerindeki rolleri ve katkıları hakkındaki endişelerini dile getirmiştir. (15)Şu ifadeyi ilk kez Notestien kullanmıştır: “Bir bütün olarak bakıldığında, yaşlanma hiçbir şekilde bir sorun değildir. Sadece, medeniyetin büyük zaferine bakmak için kötümser bir yoldur.”(15) Daha sonraları, ABD’de çalışan Polonyalı bir demografi uzmanı Edward Rosset’in fikirlerinden yola çıkarak olumlu değerlendirmeler daha sıklaştı. “En hızlı sosyal ve ekonomik kalkınmanın önemli oranda yaşlı nüfusa sahip ülkeler tarafından sağlandığını” belirten ilk sosyal bilimciler arasındaydı. (16) Yaşlanan bir toplumun önemli faydaları hakkında hemen hemen hiç bir kabul gerçekleşmemiştir ve uyumlu, üretken, güvenli ve adil yaşlanan bir topluma geçişi kolaylaştıracak bilgiye dayalı bir rehber bulunmamaktadır. Böylesi bir toplum sadece etkili bir şekilde işlevsellik göstermekle kalmaz, aynı zamanda bireylerin başarılı bir şekilde yaşlanmasına yardımcı olan bir çerçeve de sunabilir.  (17)

Yaşlanan popülasyonlara ne tür önyargılar yansıtıyoruz ve yaşlılara yönelik sosyal algı ile kişisel algı arasındaki fark nedir? Hem yaşlı hem de genç nesillerin yaşamlarını olumsuz yönde etkileyen en yaygın önyargıları tanımlayacağız. Yaş ayrımcılığı, kıt kaynaklarımızı yutan yaşlı efsaneleri aracılığıyla alevlendirilmektedir. İlk önyargı, sosyal etkileşim pratiğinde “tipik” yaşlı bir insanla uğraştığımız karakteristik bir sosyal ve psikolojik yapıyı temsil eder. Gerçek yaşam koşullarındaki standart önyargılara bakılmaksızın, yetmiş yaşında bir kişi otuz yaşındakine benzer fiziksel ve zihinsel kapasitelere sahip olabilir. Gerçekten de, yaşlı insanlar kendilerini kronolojik yaşlarından%20 daha genç olarak değerlendirdiler ve bu oran yaşla birlikte arttı. (18) Hem zihinsel hem de fiziksel kapasitelerdeki farklılık, küresel bağlamda en büyük nüfus grubu olacak vatandaşlar için üretken ve nesnel roller geliştirmek için bir fırsat olarak görülmelidir.

İkinci önyargı veya yanlış anlama, 65 yaş üstü insanların üretken olmadığını öne süren ortak ekonomik terminolojiden kaynaklanır.  Bu önyargı, yaşlı insanlarıaylak sınıflar olarak hem “üretken kuşaklar” üzerinde ekonomik yük hem de küresel hastalıkyükü olarak değerlendiren antik mit ve inançlarda köklerini bulur. (19) “Moody’nin raporu, -burada yaşlanan nüfus genellikle kıyamet terimleriyle “gri kalabalık” veya “gümüş tsunami” olarak nitelendirilir- yaşlanan nüfusun küresel ekonomik büyümeyi yirmi yıl boyunca azaltacağını gösteriyor.” (20)  Muhtemelen yaşlıların üretken sürece dâhil edilmesinin önündeki en büyük engel, teknolojiye aşina olmadıkları algısıdır. AB vatandaşlarının yarısından fazlası (%53) teknoloji kullanımının yaşlıların sosyal içermesi ve ekonomik işleyişi için büyük bir engel olduğunu düşünmektedir. (21)

Üçüncüsü ve belki de en yaygın önyargı, yaşlıların sağlık harcamalarındaki artışa teknolojik gelişmelerden ve fiyat artışından daha fazla yol açmasıdır. Hırvatistan’da yaşlılar arasında sağlıkla ilgili riskli davranış yaygındır, bu da 50+ nüfusun %45’inin  fazla kilolu olması ve % 27’sinin obez olmasına yol açar.  50 yaş üstü her üç kadından biri ve her beş erkekten biri sağlıklı vücut ağırlığına sahiptir ve kadınlar hızlı yaşlanan toplum patolojisini değiştirir.(22) Nüfusun %20.45’inin 65 yaş ve üstü olduğu göz önüne alındığında, Hırvat politika yapıcılar için kritik sağlık hamlesi bulaşıcı olmayan hastalıklar ve kronik hastalıklar için birincil ve ikincil önleme hizmetlerinin kalitesini arttırmaktır. 22) Yaşlıların sağlık harcamalarını artırdığı doğru olmakla birlikte, son araştırmalar toplam sağlık harcamaları büyümesinin ana nedeninin teknolojik gelişmeler ve fiyat artışı olduğunu göstermektedir. “Yaşlı insanların, kişi başına sağlık harcamaları ortalamada genç insanlardan daha yüksekken, en yaşlı ve en masraflı yaş gruplarındaki nüfusun oranları zaman içinde çok yavaş artmaktadır. Avrupa Birliği’nde, 2015 ile 2050 yılları arasında değişen yaş karışımının kişi başına sağlık harcamasındaki ortalama yıllık artışı yılda en fazla 0.6 ek puandan fazla olmayacak bir artışla sonuçlandıracağını tahmin ediyoruz.”(23)

Dördüncü önyargı, aynı zamanda yaşlıların çalışma ortamından dışlanmasının temel nedeni ve sonucu olan emekliliğin kurumsallaştırılmasıdır. Emeklilik yaşıyla ilgili politikalar ve uygulamalar dünya çapında büyük farklılıklar göstermektedir.  Meksika’da kadınlar 75 yaşında, Slovakya’da 54,5 yaşında emekli olmaktadır. Açıkça görülüyor ki, bunun gerçek çalışma kapasitesi, biyolojik varyasyonlar veya psikolojik durum ile ilgisi yoktur. Çoğu durumda, resmi emeklilik yaşı sendikalardan gelen baskı, istihdam fırsatlarındaki dalgalanma, ekonominin yeniden yapılandırılması için uzun vadeli politikalar veya kültürel değerler ve etkilerden kaynaklanmaktadır.

Önyargılı, vasıfsız ve yetersiz pratiklere ve kazanılmış haklarakarşı duran politikalara olumlu bir örnek Singapur’da bulunabilir. Otoriter devlet ve demokrasinin bir karışımı olan bu ülke, işgücüne katılma oranında önemli bir değişiklik sağlayarak 65 yaş üstü işçi sayısını 2006 yılında %14,3’ten 2017′ yılında %26,8’e yükseltti –bu sadece on bir yılda% 53,3’lük bir artış anlamına geliyor.  Güney Kore’de bu oran daha da yüksektir -% 31.5.(24)  İzlanda, 69.7 yaş olan efektif emeklilik yaşı açısından gelişmiş ekonomiler tablosunda en üst sırada yer almaktadır.(25)  Hırvatistan’da aynı zamanda 65 yaş üstü vatandaşlar için işgücü katılım oranı% 1’dir! Ayrıca, Hırvatistan’da 65 yaş üstü grup ile 15 yaş altı grup arasındaki oranı ifade eden yaşlanma endeksi 100.000’den fazladır. Emekli başına düşen işçi oranı 1989 yılında 2,7’den 2011 yılında 1,17′ ye düşmüştür.(26)

Beşinci önyargı yaşlanma ve yaşlılar hakkındaki gerçeği bilmek ve anlatmakla ilgilidir. Temel soru, demografik geçiş teorisinin ortaya konmasından 70 yıl sonra yaşlılar hakkında güvenilir ve sağlam bilgi edinip edinemeyeceğimizdir. Kanıtlardan ziyade duygulara, korkulara, önyargılara veya en iyi tahminlere dayanarak karar vermek, yaşlıların izolasyonuna veya ayrımcılığına yol açabilir ve nüfus sağlığı ve kamu politikalarını etkileyebilir.  DSÖ, odaklanmış araştırma ve yeni metrikler ile analitik yöntemleri tartışarak, çok çeşitli yaşlanma sorunlarının ölçüm, izleme ve anlayışını geliştirme ihtiyacını güçlü bir şekilde vurgulamaktadır.(27)

Genel ölüm oranlarının mevcut ölçümleri, daha çok yaşlıları öldüren koşulların etkisindedir. “Erken ölüm” kavramı, 70 yaşından sonra hayatta kalmanın genç yaşlarda hayatta kalmaktan daha az önemli olduğunu ima ederek sağlık hizmetlerindeki mevcut yaş ayrımcılığını haklı çıkarmaktadır.  Aynı durum, 65 ve 80 arasında keyfi yaş eşiği belirleyen ve daha sonraki yaşlarda meydana gelen ölümler için sıfır hastalık yükü değeri ile sonuçlanan “potansiyel yaşam yılları kaybı” kavramı için de geçerlidir.(28)

DSÖ, sağlık istatistiklerini iyileştirmek ve yaşlanan nüfuslarla ilgili bilgileri dağıtmak için için zaman ve kaynak ayırmıştır. Kronolojik yaşa dayalı nüfus yaşlanma ölçütleri güncelliğini yitirmiş ve alternatif standartlar geliştirilmiştir. En hassas üç endeks, Yaşlanan Toplum Endeksi (Aging Society Index), Küresel Yaş İzleme Endeksi (Global Age-Watch Index) ve Aktif Yaşlanma Endeksi’dir (Active Aging Index). En kapsamlı olanı, Aktif Yaşlanma Endeksi(29), Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu tarafından kavramsallaştırıldı. Amacı, yaşlıların sosyal aktivitelere katılma ve bağımsız yaşama yeteneğini ölçmektir. Ayrıca, endeks ücretli istihdama ve aktif yaşlanma kapasitesine katılan yaşlıların oranını ölçer.

Mantıksal olarak dört alanda gruplandırılmış 22 ayrı gösterge içerir. Küresel Yaş İzleme Endeksi, genel olarak sağlık sistemleri ve sağlık kuruluşlarının özellikleri, finansman mekanizmaları, işgücü, politikalar, tesisler ve tıp ve ekipman dahil olmak üzere, zaman içinde ve toplumlarda karşılaştırılabilir olan sağlık işlevlerinin nesnel ölçümlerine odaklanmaktadır. Milyonlarca yaşlı insan sağlık hizmetlerine erişimden yoksun bırakıldığından veya sağlık hakları reddedildiğinden, Küresel Yaş İzleme Endeksi(27) Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin benimsenmesini ve “her yaşta herkes için sağlık” kavramıyla nasıl bir ilişki içinde olduğunu izlemektedir.

Yaşlanan Toplum Endeksi(29), aşağıdaki sıraya göre ağırlıklandırılmış beş alan puanına dayalı olarak toplumsal adaptasyonun sürekli ölçümünü içerir: refah için% 25, verimlilik için % 22, hakkaniyet için %25, güvenlik için %19 ve sosyal uyum için %18. Puanlar, sosyal olarak adapte olan yaşlanmanın toplam puanına nispi ağırlıklar veren araştırmacılar tarafından birleştirilir. En yüksek puanı alan ülke Norveç’tir, onu İsveç izlemektedir. Yaşlanan Toplum Endeksi gibi araçlar, “belirli boşlukları olan ülkeler için iyileştirme modeli olarak kullanılabilecek ülkelerin belirlenmesine” yardımcı olmaktadır. (30)

Yaşlılarla ilgili gerçekler, beklentiler, eğilimler ve tahminler hakkında doğru ve tarafsız bir anlayış olmadan sosyal ilerlemeyi ölçemeyiz. Böyle bir anlayış kazanmazsak, toplumumuz derin bir paradoks geliştirmeye devam edecektir: Nüfusun önemli bir çoğunluğunu, seçmenlerin ve hastaların çoğunu temsil eden en büyük sosyal yaş grubu, sürekli olarak bir azınlık olarak ele alınacak, eşit olmayan muamele ve toplu ayrımcılık deneyimleyerek diğerlerinden ayrı tutulacaktır.

Yaşlılara yönelik modern tutum, SARS-CoV-2 salgınına çok sayıda hükümetin acil olarak yanıt verememesiyle de açıkça görülmektedir. Bu yetersiz yanıt, muhtemelen, DSÖ genel direktörünün yakın zamanda belirttiği gibi hastalığın öncelikli olarak, “kontrol altına alınması için yüksek çaba göstermeye daha az değer olan” yaşlı insanlar üzerinde öldürücü olduğu algısıyla da muhtemelen ilişkilidir.(31)  Bu tür sosyal ve politik ayrımcılık, bakım evlerinin çok sayıda sakinini, az denetlenen kurumları ve tartışmalı kalitede bakım sağlayan kurumları doğrudan etkilemektedir.

SARS-Cov-2’nin küresel yayılma döneminde, ulusal sağlık politikaları ve sosyal politikalar, birçok yaşlı insanın zaten korkunç olan yaşam koşullarını göz önünde bulundurmalıdır. Özellikle sosyal mesafeye karşı savunmasız olan huzurevi sakinleri ve karantina koşullarında tek başına yaşayan yaşlılar, yiyecek ve temel malzeme temininde engellerle karşılaşmaktadır.

Zaten kurumsal yaş ayrımcılığının ölümcül sonuçlarına tanık oluyoruz. Madrid’deki Monte Hermoso huzurevinde kurumun çalışanlarını salgının ardından görevden almasının ardından on yedi huzurevi sakini hayatını kaybetti.(32)

Yeats, Platon Akademisi’nin eşiğini aşındıran genç öğrencilerin olduğu Erken Hıristiyan kenti Bizans’a “yelken açarken” sonsuzluğa manevi bir yolculuk yaptı. Yeats, eğer daha uzun yaşasaydı, (1939’da hayatını kaybetti) yaşlılarla dolu bir dünyaya şahitlik ederdi, ancak bu dünyada “yaşlılara göre bir ülke” bulamazdı.

Stjepan Orešković; AndrijaŠtampar Halk Sağlığı Okulu, Zagreb Üniversitesi Tıp Fakültesi, Zagreb, Hırvatistan

* “Hırvat Tıp Dergisi” 2020; 61: 184-8’de yayınlanan bir makaleden tekrar basılmıştır. Erişim:http://neuron.mefst.hr/docs/CMJ/issues/2020/61/2/cmj_61_2_oreskovic_32378387.pdf

** Yukarıdaki makale İngilizce orijinalinden Türkçeye Dr. Can Büyükbay tarafından tercüme edilmiştir.

Kaynakça:

1 Yeats WB. Sailing to Byzantium. A Poem. https://poets.org/poem/sailing-byzantium. Erişim: 26 Mart 2020.

2 Yeats WB. A Life II. TheArch-Poet 1915-1939. Oxford University Press. 2003.

3 United Nations, Department of Economic and Social Affairs, Population Division. (2015) World population ageing 2015 (ST/ ESA/SER.A/390). (United Nations, New York)

4 World Health Organization. Ageing and Health. https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/ageing-and-health. Erişim: 26 Mart  2020.

5 20 Years of Research Impact. The Oxford Institute of Population Ageing. https://www.ageing.ox.ac.uk/files/ Brochure%202019.pdf.   Erişim: 26 Mart 2020.

6 European Commission. Population Ageing In Europe. Facts, Implications and Policies. Directorate-General for Research and Innovation 2014 Socio-economic sciences and humanities. 7 Shichirō Fukazawa. Narayama Bushiko (The Ballad of Narayama). Film. Criterion Collection. June 1, 1958.

8 Belicza B, Vondracek-Mesar J. Aging and dying in Croatian rural community at the end of the 19th and beginning of  the 20th century. CroatMed J. 1997;38:288-92.

9 Orešković S. Zdravljestarih u postindustrijskimdruštvima. Radovi Medicin skog fakulteta u Zagrebu, 31, 1-2, 1990. Ss. 88-97.

10 World Health Organization. Ageism. https://www. who.int/ageing/ageism/en/. Erişim: 26 Mart 2020.

11 Whalen A. What is “Boomer Remover” and why is it making people so angry? Newsweek, 13 Mart 2020. https://www. newsweek.com/boomer-remover-meme-trends-virus-coronavirussocial-media-covid-19-baby-boomers-1492190. Erişim: 26 Mart 2020.

12 Lloyd-Sherlock P, McKee M, Ebrahim S. WHO washes its hands of older people. Lancet. 2018;391:25-6. Medline:29323646doi:10.1016/S0140-6736(17)33313-5

13 World Health Organization. Fact file. Misconceptions on ageing and health. https://www.who.int/ageing/features/ misconceptions/en/. Erişim: 26 Mart 2020.

14 SkirbekkVF, Staudinger UM, Cohen JE. How to measure population aging? The answer is less than obvious. a review. Gerontology. 2019;65:136-44. Medline:30544101doi:10.1159/000494025

15 Notestein FW. Some demographic aspects of ageing. ProcAmPhilosSoc. 1954;98:38-45.

16 Rosset E. Ageing process of population. Pergamon Press; 1964.

17 Rowe J W. Successful  aging of societies. Daedalus. 2015;144:5-12. 188 ESSAY CroatMed J. 2020;61:184-8 www.cmj.hrdoi:10.1162/DAED_a_00325

18 Rubin D C, Berntsen D. People over forty feel 20% younger than their age: subjective age across the life span. Psychon BullRev. 2006;13:776-80. Medline:17328372doi:10.3758/BF03193996

19 Baum C. The ugly truth about Ageism: It’s prejudice targeting our future selves. The Guardian, 14 September, 2018. https://www.theguardian.com/lifeandstyle/2018/sep/14/the-uglytruth-about-ageism-its-a-prejudice-targeting-our-future-selves. Erişim: 26 Mart 2020.

20 Friend T. Why ageism never get sold. The New Yorker. November 13. 2017. https://www.newyorker.com/ magazine/2017/11/20/why-ageism-never-gets-old. Erişim: 26 Mart 2020.

21 Eurobarometer 378. Active Ageing Report. January, 2012. Available from: https://ec.europa.eu/commfrontoffice/publicopinion/ archives/ebs/ebs_378_en.pdf. Accessed: 26 Mart 2020.

22 World Health Organization. Country Assessment Croatia. Better non-communicable disease outcomes: Challenges and opportunities for health systems. http://www. euro.who.int/__data/assets/pdf_file/0015/301182/Better-NCDoutcomes-challenges-opportunityes-HSS-Croatia.pdf?ua=1. Erişim: 26 Mart 2020.

23 Jayawardana S, Cylus J, Mossialos E. It’s not ageing, stupid: why population ageing won’t bankrupt health systems. EurHeart J Qual Care Clin Outcomes. 2019;5:195-201. Medline:31050714doi:10.1093/ehjqcco/qcz022

24 Population. Singapore’s older workers are challenging the ageing stereotype. 2 February, 2018. Available at: https://www.population. sg/articles/singapores-older-workers-are-challenging-the-ageing stereotype. Erişim: 26 Mart 2020.

25 OECD. Ageing and employment policies – statistics on average effective age of retirement. Available from: https://www.oecd. org/els/emp/average-effective-age-of-retirement.htm. Erişim: 26 Mart 2020.

26 Akrap A. The economics of ageing in Croatia. University of Zagreb, Faculty of Economics and Business.  Zagreb, March 2013.

27 The Global Age Watch. Available from: http://www. globalagewatch.org/. Erişim: 26 Mart 2020.

28 Lloyd-Sherlock P, Ebrahim S, McKee M, PrinceMJ. Institutional ageism in global health policy. BMJ. 2016;354:i4514. Medline:27582131doi:10.1136/bmj.i4514

29 The United Nations Economic Commission for Europe. Active Ageing Index. https://www.unece.org/population/ aai.html. Erişim: 26 Mart 2020.

30 Goldman DP, Chen C, Zissimopoulos J, RoweJW; Research Network on an Aging Society. Opinion: Measuring how countries adapt to societal aging. ProcNatlAcadSci U S A. 2018;115:435-7. Medline:29339547doi:10.1073/pnas.1720899115

31 Aronson L. Covid-19 kills only old people. Only? Why are we OK with old people dying? The New York Times, March, 22, 2020. https://www.nytimes.com/2020/03/22/opinion/ coronavirus-elderly.html. Erişim: 26 Mart 2020.

32 The New York Times. Lockdown. Nursing homes in Spain a vector for deadly corona virus. March 22, 2020. https://www.nytimes.com/reuters/2020/03/22/world/ europe/22reuters-health-coronavirus-spain-lockdown-insight. html?searchResultPosition=4. Erişim: 26 Mart 2020.

1 Comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir