CHP kurultayına giderken; karşıtlığın yarattığı çaresizlik

Pandemiyle birlikte sorunların arttığı yeni bir döneme girdik. Hastalığın yayılma süreci devam ediyor.

Ne zaman biteceği konusunda net bir şey yok. Toplumlar üzerinde yarattığı etki büyük ve yaşananların siyasal yönetimlerin yetersizliğinden kaynaklandığı düşünülüyor. Kapitalizm ve siyasal sistemler sorgulanıyor ve değişim tartışmaları hararetli bir şekilde devam ediyor. Alternatif siyaset modellerinin oluşturulmasının yaşamsal önemi hergün biraz daha yakıcı bir ihtiyaç olarak gündemdeki yerini alıyor.

Gelecekle ilişkili sürmekte olan kesif belirsizlik ortamının hakimiyeti altında, toplum yeni bir çıkış, yeni bir açılım beklerken, iktidar baroların ve meslek kuruluşların etkilerini yok etmeye çalışıyor. Ana muhalefet partisi ise “Ayasofya ibadete açılsın bizim itirazımız olmaz” diyor. Yine ana muhalefet partisi lideri, 24 Ocak kararlarının mimarı Turgut Özal’ı referans göstererek “Ortadirek güçlenirse devlet ayakta kalır” açıklaması yapıyor. Sosyal demokrat bir partinin liderinin sol, sosyal demokrat liderler yerine sağ, liberal, sermaye temsilcisi liderleri referans olarak kullanması, halkın ülkenin geleceği ve umuduyla ilgili endişelerine çare olmaktan çok uzak kalıyor. 

Peki işsizlik, üniversiteler, sağlık, güvenlik, çevre, demokratikleşme, parlamenter sistemin sağlıklı bir şekilde hayata geçirilmesi meselelerini kim konuşacak? Yolsuzlukla mücadele edilmeyecek mi? Gerçeklerimizle ve sorumluluklarımızla nasıl yüzleşeceğiz.

2002 den bu güne aynı iktidar tarafından yönetiliyoruz. İktidar hayali düşmanlar yaratarak karşıtlık üzerinden beslenmeye çalışıyor. AKP iktidarının pandemiyle beraber gelen büyük sorunları çözemeyeceği aşikârdır. Muhalefetin büyük partisi CHP’de iktidarın suni gündemlerine sarılıp karşıtlık üzerinden çaresizliği toparlamaya çalışıyor. Karşıtlığın yarattığı çaresizlik tek başına iktidar olmaya yeter mi?

İşte tam da bu sorunların yoğunlaştığı bu dönemde Cumhuriyet Halk Partisi kurultay kararı aldı.

CHP pandemi şartlarında zorlayarak kurultayı bir an önce yapıp seçimlerini sonuçlandırmak istiyor. İnsanlara kendilerini nasıl korumaları gerektiği anlatılmaya çalışırken, binlerce insanı bir araya getirmenin anlatılması kolay olmayacaktır. Umut odur ki, kamuoyunun duyarlılığı ve beklentileri dikkate alınsın, Kurultayı ileri bir tarihe ertelensin, sağlıklı şartlarda ve en az onun kadar önemlisi, geniş katılımlı, coşkulu ve topluma umut verecek açılımların yapılacağı bir Kurultay gerçekleştirilsin.

CHP on yıldır aynı yönetimle yönetiliyor. Son yerel seçimler hariç girilen tüm seçimler kaybedilmiş, kamusal haklar toplumun elinden alınmış olmasına rağmen yönetim değiştirilememiştir. Son yerel seçim incelendiğinde ittifakın oluşturduğu birikim büyük şehirleri almamızı sağlamasına rağmen büyük şehir meclislerinde muhalefet olmamızı engelleyememiştir. Seçim bitmesine rağmen ittifak devam ettirilmeye ve parti kimliğinin üzerinde yeni bir kimlik yaratılmaya çalışılıyor. Ve partinin kendi programı ikinci plana alıyor. Sonuçta sağ, muhafazakar kimlik ve politikalar ön plana çıkarılıyor.  Vahşi kapitalizm insanları acımasızca ezerken sosyal demokratların, yoksul kesimlerden başlamak üzere kapitalizme karşı alternatif politikalar geliştirmesi gerekmektedir. Dünyadaki gelişmeleri takip edip katkı sunmak gerekiyor.

Ekonomi, eğitim, sağlık, güvenlik, tarım gibi temel konularda ciddi sorunlar var. Ülke iyi yönetilemiyor, vatandaş sıkıntılı, iktidar çatışmayla iktidarda kalmaya çalışıyor. Karşıtlık üzerinden yapılan siyasal çatışma, sadece iktidarı değil muhalefeti de etkisizleştiriyor. İktidar çatışma dilini kullanırken, muhalefet uzlaşma diliyle yerini korumaya çalışıyor. Uzlaşma kelimesi tek başına bir anlam ifade etmez. Sizin çatışma kabiliyetiniz ve gücünüz varsa bir anlam ifade eder. Gücünüz ve fikir üretiminiz yoksa sizi teslimiyete götürür.

 Son on yılda devletin yönetim yapısı değişti. Basın tekellerin eline geçti. Halkın haber alma özgürlüğü elinden alındı.

Çok fazla sorunumuz var. Bu güne kadar mevcut parti yönetimi başarı gösterememiştir. Gerçekten sorunların çözülüp demokratik bir refah toplumu olmak istiyorsak, kurultayda ülkemizin sorunlarını konuşalım.  Gelecekle ilişkili kararlar alalım ve toplumla paylaşalım.

Kurultay, değişimin somutlanacağı en yetkili organdır. Toplumla olan ilişkilerimizde güven tazelemek ve gelecekle ilgili düşüncelerimizi sahneye koyacağımız kamusal bir alandır. İki yılda bir yeni bir fırsat yakalarsınız ve toplum sizi izler. Kurultayda ortaya çıkacak sonuçları takip eder ve sizi yeniden değerlendirir. Siz geçmiş seçim dönemlerindeki vatandaş değerlendirmelerini yok sayarsanız, aynı sonuçlardan daha kötülerini yaşarsınız. Toplum sizi tanıyorsa ve sizle ilişkili karar vermişse onu değiştirmenin en önemli yolu yönetim ve düşünce değişikliğinin yolunu açmaktır.

Sol ve sosyal demokrasinin halkın desteğini aldığı dönemler değişim dönemleridir.

Değişimden korkmayalım.

Aykurt Nuhoğlu

2 Comments

  1. Sayın Aykurt Nuhoğlu
    Halkın düşüncelerinin yaşamış olduğu güncel sorunlarını net bir şekilde özetlemeniz maalesef Ülkemizdeki siyasi kirliliğin Giderilmeden halkımız vahşi kapitalizmin boyunduruğundan çıkamayacaktır Çünkü varsayımlarla değil akılla hareket etme mecburiyeti haiz olmuştur sizler gibi sizin gibi yürekli cesur düşünceler sokağa yansımalı kaleme dökülmeli teşekkür ederiz

  2. Aykut bey tesbitlerdogru, adalardaki insanlar a verilen sözler tutulmadı 70/80 yaşındaki insanlar a yürüyün deniliyor,beceriksiz belediye başkanı halkı toplayıp kaymakamlık önüne getirmeye korkuyor ,yazıklar olsun bu yönetime

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir