ESKİ BİTTİ, “YENİ” ARANIYOR: Yeniden CHP mi? Yeni CHP mi?
Lao Zi: “Evrenin kaynağı var olana değil var olmayana dayanır.”
Eski Düzen Çöktü, Yenisi Doğmadı. Tam da Bu Yüzden Örgütü Yeniden Kurmak Zorundayız
CHP’nin Temel Sorunu Bir Örgüt Sorunudur.Türkiye hızla sertleşen siyasal ve sınıfsal bir döneme girerken, CHP hala örgütünü geçmiş alışkanlıklarla yönetmektedir. Bugün partinin en büyük zafiyeti “oy alamamak” değil; “örgütü stratejik bir güç olarak kullanamamak”tır.
Türkiye’de sadece siyasi iktidarın ömrü değil, onu 26 yıldır yenemeyen muhalefet düzeni de tamamlanmıştır. Bu ülkede artık kimse, dünün alışkanlıklarıyla siyaset yaparak geleceğe tutunamaz. Ancak sorun şudur: Eski bitti, fakat yeni kurulmadı. Bu eksiklik sokakla, otobüsün üzerine çıkıp tekrar eden sloganlarla da “genel çerçeve” konuşmalarıyla da giderilemez. Yeni dönem, ancak yeni bir örgüt, yeni bir strateji ve yeni bir toplumsal tahayyülle kurulabilir.
CHP bugün tarihinin en kritik eşiğindedir. Türkiye sertleşiyor; dünya daha sert bir hegemonya mücadelesine sürükleniyor. Emperyal güçler, uluslararası sermaye ve neoliberal rejimler; demokrasi alanını tüm dünyada daraltıyor. Tam da bu nedenle: Bir partinin örgütü sağlam değilse, programı işlemeyecek; program işlemiyorsa toplum harekete geçmeyecek, toplum harekete geçmiyorsa iktidar kurulmayacaktır. Bu makale tam da bu problem üzerine kuruludur.
Dünya Sertleşirken Türkiye de Sertleşiyor; CHP Eski Alışkanlıklarla Ayakta Duramaz.
Bugün dünya, üç temel siyasal fay hattıyla yeniden şekilleniyor:
1.Kapitalizmin yeni saldırı dalgası (neoliberal otoriterlik)
2.Emperyal rekabetin keskinleşmesi (ABD- Çin hattı ve bölgesel krizler)
3.İç demokrasi alanlarının daralması (otoriter popülizm)
Bu koşullar altında siyaset; sokak mitingleriyle, kişisel karizma ile, günübirlik başarılarla, protokol siyasetleriyle, sosyal medya sloganlarıyla yürütülebilecek bir alan değildir.
Türkiye’nin siyaset zemini, 2026’da ilerlerken şu gerçeklerle şekilleniyor:
-Yoksullaşma yapısal bir hal aldı.
-Sendikalaşma çöktü, toplumsal örgütlülük dağıldı.
-İşçi hakları dünyadaki en kötü 10 ülke içinde.
-Güvencesizlik orta sınıfı da içine aldı.
-Yerel yönetim kapasiteleri bırakın şehirleri geliştirmeyi, var olanı bile koruyamaz hâle geldi.
-Gençlik siyaset dışına itildi.
-Kadın kayboldu.
-Emekli öldü
Bu tablo bize tek bir şey söylüyor: Eski siyaset bitti; yeni kurulmak zorundadır.
CHP’nin Krizi Bir “Örgüt Krizi”dir:
Programınız Ne Olursa Olsun, Örgüt Çalışmıyorsa Siyaset de Çalışmaz
Bugün CHP örgütü: Mobilize olamıyor, Hızlı hareket edemiyor, Seferberlik yeteneğini yitirmiş durumda, Rekabet üretmeyen bir iç yapıya sahip, Gençliğe hitap etmiyor, Sınıfsal köklerle bağ kurmuyor, Yerel örgütler protokole/genelgelere boğulmuş, Üye kültürü yoldaşlık üretmiyor. Böyle bir örgütle yeni rejimi de yeni iktidarı da kurmak imkânsızdır. Dolayısıyla mesele şudur: Yeni Türkiye ancak yeni bir CHP örgütüyle kurulabilir. Yeni CHP örgütü kurulmadan Türkiye’nin geleceği kurulamaz.
İktidar Hayalinin İki Şartı: (1) Güçlü Örgüt, (2) Büyük Toplumsal Hikâye
Hiçbir toplum, hiçbir sınıf, hiçbir kadın, hiçbir gençlik kesimi, hiçbir emekçi hareketi örgütsüz ve hikâyesiz bir siyasetin (yalnızca birilerinin seçilmesine endeksli) peşinden gitmez. Sun Tzu’nun MÖ 6. yüzyılda dediği gibi “Hiç kimse fayda görmediği bir yere gitmez.”
Bugün CHP’nin eksikliği tam olarak buradadır:
1.Güçlü ve mobilize olabilen bir örgüt yok.
2.Topluma sunulan büyük bir hikâye yok.
Bir partinin iktidara gelebilmesi için yapması gereken iki temel şey vardır:
A) Örgütü disiplinli, demokratik, dayanıklı ve rekabetçi hale getirmek. Örgüt güçlenmeden iktidar kurulamaz. Parti Örgütlenmesinin Temel İşlevi: Dayanıklılık ve Seferberlik Yeteneğidir. Günümüz siyasetinde başarılı partilerin ayırt edici özelliği şudur: Kısa sürede harekete geçebilen örgütler, toplum üzerinde hegemonya kurar. Siyasi krizler karşısında ayakta kalanlar yalnızca kurumsal olarak dayanıklı olanlardır.
B) Toplumu kendisine bağlayacak büyük bir hikâye kurmak. Hikâye kurulmadan toplumsal hegemonya oluşamaz.
Bugün CHP’de ikisi de yok. Bu eksiklik kapatılmadan hiçbir strateji başarıya ulaşmaz.
CHP Neden “Kendini Yenilemek” Zorunda? Çünkü Toplum Değişti, Parti Değişmedi
Türkiye’nin sosyolojisi, 2002’ye göre tamamen dönüşmüştür:
-Dindarlık toplumsal hayattan çekildi.
-Yeni kuşaklar kimlik değil, iş, adalet ve özgürlük talep ediyor.
-Gençlik, “CHP bizi temsil etmiyor” duygusuna sıkıştı.
-Sendikalar çökmüşken emek sınıfı temsil edilemiyor.
-Üniversite sisteminde gençleri siyaset dışında tutan bir rejim kuruldu.
-Güvencesizlik hayatın bütün alanlarına yayıldı.
-Seçimler tamamen sembolik bir hale geldi.
Ama bütün bunlara karşın CHP hâlâ eski alışkanlıkları sürdürüyor:
-Aynı protokol düzeni,
-Aynı atama kültürü,
-Aynı delege sistemi,
-Aynı yukarıdan aşağı siyaset,
-Aynı “günü kurtarma” yaklaşımı.
-Aynı tepeden söylem,
Bu nedenle:
Partinin örgütü yenilenmeden toplumla ilişki yenilenemez. Toplumla ilişki yenilenmeden yeni siyaset kurulamaz.
Yeni Çağın CHP’si Nasıl Kurulur?
Partiyi baştan aşağı örgütleyerek ve aşağıdaki ilke ve kavramlarla yeniden kurulabilir:
A) Demokratik Rekabetle Yeniden Kurulan Örgüt
-Atama sistemi kaldırılmalı,
-Delege sistemi kaldırılmalı,
-Her kademede ve her aşamada seçim olmalı,
-Bütün seçimler partililik kriterlerini yerine getiren üyeler tarafından yapılmalı,
-Protokol düzenine son verilmeli,
-Liyakat ve rekabet temel ilke olmalı,
Yetmez,
Nasıl oluşturulursa oluşsun görev sürelerine sınır getirilmeli. Genel merkezden mahalle örgütüne kadar tüm yöneticiler: Program bilgisi, Siyasi yetenek, Örgütlenme becerisi, Toplumsal güven oluşturma kabiliyeti üzerinden seçilmelidir.
B) Parti Okulu ve Siyaset Eğitimi ile Kadro Devrimi
-Parti Okulu ideolojik merkez olmalı,
-Sınıf siyasetinden ekonomiye, “devlet”ten demokrasiye kadar temel müfredat zorunlu hale getirilmeli,
-Her yönetici siyaset eğitimi almak zorunda olmalı.
C) Mahalle Mahalle Yeniden Örgütlenme
-Tüm Türkiye’de mahalle örgütleri yeniden kurulmalı,
-Mahalle analizleri yapılmalı,
-Saha stratejisi bilimsel temele oturtulmalı.
D) Üniversitelerde CHP Öğrenci Birlikleri
-208 üniversitede örgütlenme,
-Gençliğin siyasete katılması için gerçek bir alan,
-CHP’nin geleceğini kuracak kadroların yetişmesi.
E) Partide Değil, Toplumda Örgütlenen Kadın Kolları
Az sayıda kadının geleceğini iyileştirmeye yarayan bir kadın kolları değil bütün topluma yayılan bir kadın örgütlenmesi zorunludur.
F) Çalışma Birlikleri
Bütün iş yerlerinde çalışanlara her konuda önderlik edebilecek, sendika ve sivil toplum örgütleriyle koordinasyon, örgütlenme ve dayanışma halinde bulunacak iş yeri çalışanlarından oluşturulacak, partiye bağlı çalışma birlikleri kurulmalıdır.
G) Ekinci Birlikleri
Kırsal alana yayılmış tarladan ahıra kadar hayatın sürdürülebilirliği için en temel ihtiyaçların karşılanmasını sağlayan insanların örgütlü hareket etmelerini sağlayacak parti birimleri kurulmalıdır.
H) Toplu Sözleşme Hakkı Temelinde Emekli Konseyleri Kurulması
Çalışanlardan sonra Türkiye’deki en büyük oy sayısına sahip, hayat kavgasının beyaz saçlı prensleri/prensesleri için emekli sendikalarının temsilcilerinden oluşan bir konsey kurulmalıdır.
I) Sınıf Temelli Siyaset
Türkiye’de siyasal değişimin taşıyıcı toplumsal blokunu; ücretliler, güvencesiz emek kesimleri, küçük üreticiler, esnaf, emekliler, kadınlar, gençler ve prekaryalaşmış beyaz yakalılar oluşturmaktadır. Sosyal demokrat bir partinin kurumsal meşruiyeti ve siyasal kapasitesi, bu çoğunluğu temsil edecek örgütsel yapılara ve katılım mekanizmalarına dayanmadığı sürece sürdürülebilir bir iktidar stratejisi üretmesi mümkün değildir. Yine Sun Tzu’nun 26 yüzyıl önce söylediği gibi, “Strateji olmadan taktik, yenilgiden önceki kuru gürültüdür.”
Neoliberal yeniden yapılanma, toplumsal ilişkileri ve devlet-piyasa-toplum dengesini kökten dönüştürmüş; bu nedenle siyasetin kurucu soruları -kimin adına, hangi kamucu fayda için ve nasıl bir iktisadi-siyasal mimariyle olacağı- yeniden tanımlanmak zorundadır. Bu bağlamda, emek eksenli örgütlenme ve sınıfsal temsil hattı “sermayeyi ürkütmeme” yönündeki konjonktürel kaygılarla ertelenebilecek bir alan değildir; zira modern siyasal ekonomi literatürü, sermaye-emek dengesinin ancak kurumsallaşmış temsil mekanizmaları ve güçlü müzakere kapasitesiyle rasyonel bir dengeye oturabildiğini göstermektedir. Dolayısıyla, toplumsal çoğunluğu harekete geçirebilecek siyasal bir program ancak bu kesimlerin kolektif çıkarlarını siyasal bir özneye dönüştüren örgütsel yeniden inşa ile mümkün olabilir. Bu çerçevede, toplumu dönüştürme iddiasındaki her parti, öncelikle kendi örgütsel mimarisini ve siyasal aklını yeniden kurmakla yükümlüdür.
Sonuç:
İlginçtir, Siyasetin Gerçeği De Değişti; CHP Gerçeğin Siyasetine Dönmek Zorundadır.
Bugün Türkiye’de kimseyi otobüsün üzerinden ikna edemezsiniz. Yeni çağ, yeni örgüt, yeni kadrolar, yeni bir siyaset dili gerektiriyor. Türkiye’de iktidar yıkıldı ama yeni kurulmadı. CHP’de eski düzen bitti ama yeni düzen kurulmadı.
Bugün yapılması gereken şey: Partiyi sıfırdan, modern bir siyasal örgüt olarak yeniden kurmanın ve dünya siyasetine örnek olmanın bütün koşulları vardır; yapmak zorunda olduğumuzu kabullenmek için de zamanımız iyice daralmıştır.
Eğer bu yapılabilirse:
-CHP toplumu yeniden harekete geçirebilir,
-Sol/sosyal demokrasi yeniden toplumsal karşılık bulabilir,
-Ülke yeniden demokratik bir yön bulabilir.
Ama yapılmazsa:
Türkiye’nin geleceği, CHP’nin yeniden kurulmasına bağlıdır. CHP yeniden kurulamadığı sürece Türkiye de yeniden kurulamaz.
ÖNEMLİ NOT: CHP’yi Yeniden Kurmak, Türkiye’yi Yeniden Kurmaktır. Bu altı ay içerisinde tamamlanabilecek bir süreçtir. CHP’nin örgütsel reformu yalnızca bir “parti içi reform” değildir; Türkiye’nin demokratik geleceği / halkın iktidarı açısından stratejik zorunluluktur. Bu strateji dosyası şunu iddia etmektedir: Eğer CHP 6 ay içinde örgütsel dönüşümünü başarabilirse, Türkiye’nin geri kalanı onu takip eder.
* Uğur TUNÇAY, İnş. Müh./Siyaset Bilimci